dastanilyas @ gmail.com

Tek Adam'lık 

Toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan biri olarak "adam" yerine insan kelimesini koymak istedim ama anlatmak istediğim meseleyi aydınlatmadığı için kullanmadım, diğer taraftan "tek adam" argüman olarak herkesin dilinde dolayısıyla yanlış anlaşılacağımı düşünmüyorum. 

Görünen fotoğraf bize tek adamların bir çoğunun erkek olduğunu gösteriyor. Kadın, tek adamlığı da yok saymıyoruz, sayıca arttığında ayrıca üzerinde düşünülebilir.

Tek adam'lık formatını yönetimi, söz hakkını, kanun yapma yetkisini, kamu gücünü, sivil toplum örgütünün faaliyetlerini, erk kullanımını, özünde karar verme gücünü tekelinde tutan ve bunu terk etmeyecek sistemin taşlarını ören insan olarak kullanıyorum.

Tek olmak üstelik bu tek'lik ülkemiz başta olmak üzere bütün dünyada "biz" erkeklerin tekelindedir. 

Çok uzaklara gitmenize gerek yok. Aile içerisinde erkek egemen bir otorite ve iktidar vardır. 

Eşitlik ilkesinin pazarlık dahi edilemediği, ev içi emeğin yok sayıldığı ve kadının ikinci sınıflaştırıldığı ataerkil düzenin korunduğu ve sürdürüldüğü aile sisteminin yansımasıdır. 

Tek adam politikada, iş hayatında, sosyal yaşamda, kamusal alanda istediği gibi at koşturmaktadır. İşin ilginç yanı bu durumun kendisine bahsedilmiş ve doğası gereği böyle olduğuna inanır.

Tek adamlar kamusal gücü, toplumsal örf ve adetleri, dini kuralları, geleneksel tutumları referans göstererek tek otoritelerinin temelinin sağlam olduğunu düşünür ve toplumsal destekli bu çarpıklığın devamı için ellerinden geleni yaparlar.

Demokratik ilkeler yerine bir kişinin karar verici olduğu tek adam'lık aslında egoist bir tutumun sonucudur. Apartman yönetim kurulu başkanından tutun, siyasi parti başkanlarına, oradan sivil toplum kuruluşlarının değişmez başkanlarına, belediye başkanı ya da oda başkanlarına giden başkanlar furyasında değişmeyen tek şey tek adamın doğuştan mükemmel olduğunu sanarak kendisi dışında aykırı bir sese kulağını kapatmasıdır. 

Tek adam'lık kültürünün savunucuları olduğu sürece yönetimin çoğulcu seslere ve renklere bezeneceğini düşünmek beyhude olur.

Zira tek adamlıktan beslenen ve tek adamlık sistemini savunan aklını kış uykusuna yatırmış esasında bu sistemin kazananları da sayıca çoktur. Bu durum bize tek adamlık sisteminin kolayca değişmeyeceğini gösterir.

Yine de aileden başlayarak her alanda toplumsal cinsiyet eşitliği başta olmak üzere teklik rejimi yerine ortak akıl kültürünün yerleşmesi dileğiyle.