TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi CHP Antalya Milletvekili Av.Cavit Arı, Adalet Bakanlığının 2022 Yılı Bütçe görüşmelerinin yapıldığı TBMM Genel Kurul konuşmasında Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e hitaben “Yargı, vatandaşın hakkını aradığı, mağduriyetini gidermek için son çare olarak kapısını çaldığı yerdir. Bu nedenle, bağımsız ve tarafsız bir yargı hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin en önemli şartıdır. Ancak siz yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını yok ettiniz maalesef.” diyerek tepkisini dile getirdi.

 YARGIYI YÜRÜTMENİN TAHAKKÜMÜNDEN KURTARABİLDİNİZ Mİ? HAYIR.

Konuşmasına “İnsanlar arasında renk, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapılmayan, herkesin haklarını eşit olarak kullanabildikleri bir dünya dileğiyle 10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününü kutluyorum.” diye başlayan Antalya Milletvekili Cavit Arı, “Sayın Adalet Bakanı diyor ki: "Hukuk devletinde yargının yegâne ideolojisi vardır, o da adalettir. Emir alacağı tek yer vardır; Anayasa'dır, hukuktur, kanundur. Yargı, ele geçirilebilecek bir mevzi değil, asla el değmeyecek bir mercidir. Bu konu en temel hassasiyetimizdir. Bu hassasiyetle yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına büyük önem veriyoruz. Çünkü ancak bağımsız ve tarafsız bir yargı, millet adına karar verebilir." Ne kadar doğru ve güzel bir ifade. İyi de bu söylenenleri siz yapabildiniz mi? Hayır. Yargıyı yürütmenin tahakkümünden kurtarabildiniz mi? Hayır.” dedi.

 BİR SİYASİ PARTİ GENEL BAŞKANININ MAHKEMEYE YARGIÇ ATADIĞI BİR YERDE ADALET OLUR MU VEYA BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ ADALET OLABİLİR Mİ?

Bir toplum için en büyük tehlike yasama, yürütme ve yargı erklerinin tek elde toplanmasıdır ve bugün yaşadığımız işte tam da budur diyen Arı, “Yasama, yürütme, yargı erklerinin bugün neredeyse tek elden yürütüldüğü bir sistemle karşı karşıya bulunmaktayız. Bir siyasi parti genel başkanının mahkemeye yargıç atadığı bir yerde adalet olur mu veya bağımsız ve tarafsız adalet olabilir mi? "Yargı paketleri, yargı paketleri..." deniyor. Evet, yargı paketleri içerisinde, meslekte, bugünkü teknolojinin de kullanılarak başta UYAP olmak üzere birtakım düzenlemelerin, kolaylaştırıcı işlemelerin yapıldığını bir meslektaş olarak ben de görüyorum ve bunların bir anlamda faydalı olduğunu da ifade etmek istiyorum. Ancak bunlar yargının tarafsız ve bağımsız olmasını sağlayabilir mi, buna yeterli mi? Tabii ki de hayır. Örneğin, siz cumhuriyet savcılarının bile özgürlüğünü ortadan kaldırdınız, elinden aldınız. Bugün binlerce Cumhuriyet Savcısı vesayet altında, özgürce kamu davası açamıyorlar artık, açamazlar. Bir savcı dava açacağı zaman öncelikle başsavcının "Uygun." demesi hâlinde dava açabilir. Yani bir soruşturma dosyasını sonuçlandırabilmesi tamamen Başsavcının uygunluk denetimine tabi tutuldu. Başsavcılar bugün, iktidarın iki dudağı arasında. Bu durumda ne olur? Bu durumda başsavcının istemediği, dolayısıyla da iktidarın istemediği hiçbir dava açılamaz. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını yok ettiniz maalesef.” dedi.